Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla,

Bugün bu yazımda “İslamiyette mezhep var mı?”, “İslam’ın kaynağı olan Kuran’ın mezhebe bakışı nasıldır?”, “Muhammed peygamberin mezhebi var mıydı?” gibi soruları inşallah işleyeceğim.Yine de her şeyin en doğrusu Allah (C.C) bilir. Yorum olarak beni eleştirenden, görüşlerini bildirenden, hatalarımı düzeltenden Allah razı olsun. 🙂

Yazıma başlamadan önce Kuran’ın nasıl bir kitap olduğunu henüz anadilinde okuma fırsatı bulamamış veya bulmuşta vereceğim ayetleri gözünden kaçırmış arkadaşlar için bizzat Allah’ın ayetleriyle göstermek isterim ki yazıyı bu dikkatle okuma, tefekkür etme ve sorgulama imkanınız olsun. Allah Kuran’ı: eksiksiz (6/38-115), yeterli (29/51), apaçık (36/69), korunmuş (15/9), kolaylaştırılmış (54/17), ayrıntılı (6/114), her şeyi açıklayıcı (19/89), en doğru yola iletici (17/9), rehber ve şifa (41/44) ve de TEK SORUMLU OLACAĞIMIZ KİTAP (43/44) olarak tanımlamıştır. Ayrıca biz Kuran’dan biliyoruz ki Muhammed peygamberde Kuran’da olmayan bir şeyi “Bu İslam’dır” , “Bu Dindir” diye bize söyleyemez! (Bakınız: 69/44-45-46-47-48, 6/50, 10/15) Çünkü elçilerin tek görevi insanlara Allah’ın ayetlerini ulaştırmaktır. (Bakınız: 22/49, 88/21, 6/48-50, 7/188, 18/56, 16/64, 5/49-67) Dolayısıyla her şey bu kadar açık ve netken bakalım İslam dininin tek kaynağı olan Kuran, mezhep hakkında ne diyor?

3-Ali İmran-103: Hep birlikte Allah’ın İPİNE yapışın, FIKRALARA BÖLÜNÜP PARÇALANMAYIN. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Birbirinizin düşmanı idiniz, Allah kalplerinizi uzlaştırıp kaynaştırdı da O’nun nimeti sayesinde kardeşler haline geldiniz. ATEŞTEN BİR ÇUKURUN KENARINDA İDİNİZ; SİZİ ORADAN KURTARDI. ALLAH SİZE AYETLERİNİ BU ŞEKİLDE AÇIKLIYOR Kİ, DOĞRUYA VE GÜZELE YOL BULASINIZ.

3-Ali İmran-104: İçinizden hayra çağıran, doğruyu-güzeli emreden, kötü ve çirkinden alıkoyan bir topluluk olsun. Kurtuluş ve zafere eren işte onlardır.

3-Ali İmran-105: Kendilerine açık-seçik kanıtlar geldikten sonra, çekişmeye girip FIKRALAR HALİNDE PARÇALANANLAR GİBİ OLMAYIN. BÖYLE OLANLAR İÇİN BÜYÜK BİR AZAP VARDIR.

6-Enam-159: DİNLERİNİ PARÇA PARÇA EDİP FIKRALARA, HİZİPLERE BÖLÜNENLER VARYA SENİN ONLARLA HİÇBİR İLİŞİĞİN YOKTUR. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara, yapıp ettiklerini haber verecektir.

30-Rum-31/32: O’na yönelmiş kişiler olarak O’ndan sakının. Namazı gözetin ve SAKIN ŞİRKE SAPANLARDAN OLMAYIN. ONLAR Kİ DİNLERİNİ PARÇALAYIP HİZİPLER/FIKRALAR HALİNE GELDİLER. HER HİZİP/FIKRA ELİNDEKİYLE SEVİNİP ÖVÜNÜR.

Gördüğünüz gibi İslam’ın tek kaynağı olan Kuran; mezhepleşmeyi/fıkralaşmayı/hizipleşmeyi katı bir şekilde yasaklamaktadır. Allah, Ali İmran suresinde “Allah’ın İPİNE” yani Kuran’a yapışmamızı emredip, “Fıkralara bölünüp parçalanmamızı” açık ve net olarak yasaklamıştır! İslamiyetin “mezhep” kavramına bakışı açık bir şekilde ayetlerle açıklanmış olmasına rağmen insanlar öğüt alıp düşünmek yerine gereksiz bir şekilde bu konuda tartışıyorlar.

54-Kamer-17/22/3240: Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp düşünen var mı?

18-Kehf-54: Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali değişik şekillerde açıkladık. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.

Ali İmran suresini anlamaya devam edelim. Şu ifade gerçekten çok harika ve günümüze inanılmaz derecede ışık tutuyor: “ATEŞ ÇUKURU” Gerçekten de şu anda “İslam Alemi” diye bilinen ama İslamın kitabını bir kez olsun anadilinde anlayarak okumadan o kitaba inandığını söyleyen Müslümanların durumu tam olarak budur! Bizler Allah’ın ipinden uzaklaştığımız için şu anda ciddi bir ateş çukurundayız.

Bakınız IŞID (Irak ve Şam İslam Devleti) bunun “gözle görülür” en iyi örneğidir. IŞID boşuna kızmayın çünkü adamlar bilgiyle çalışıyor. Açıyor hadisleri, ilmihalleri, mezhep öğretilerini, fıkıh öğretilerini dilediğini oradan alıyor ve cımbızlıyor ve beraberindekilere çok iyi bir şekilde inandırıyor. Bu konu da İhsan Eliaçık’ın şu videosunu izlemenizi öneririm.

Gerçekten de fıkralaşmak bizi İslam’ın ortak paydalarından uzaklaştırıp ateş çukuruna geri getirdi! Üstelik bu fıkralaşma sadece “mezhep” odaklı da değil. Ülkemizde insanların yaşam hakları, siyasi veya dini görüşleri, giyim tarzları gibi çok geniş yelpazede bir fıkralaşma ve ötekileştirme var. Kim derdi ki bir zamanlar bilimi şahlandıran Birunilerden, Harizmilerden, Kindilerden, Farabilerden İbni Sinalardan ve daha binlerce Müslüman bilim adamından bu hallere geleceğimizi…

Abdülaziz Bayındır: “IŞID bütün gücünü mezhep kitaplarından, şii ve sunni kaynaklardan almaktadır. Kuransız din anlayışı başka IŞID’ler üretecektir.

Ali İmran Suresini 105.Ayetinden anlamaya devam edelim. Allah açık-seçik kanıtlar geldikten sonra fıkralara ayrılmamızı kesinlikle yasaklıyor ve eğer ayrılırsak bizler için “çok büyük bir azap” olduğunu söylüyor, uyarıyor! Lütfen bu uyarıyı dikkate alalım çünkü çok önemli bir uyarı! Biz bir mezhebe mensubuz diye övünürken Allah bunda çok büyük bir azap olduğunu söylüyor. Enam 159.Ayette Allah yine açık ve net olarak “Senin fıkralara bölünenler ile hiçbir ilişiğin olamaz!” deyip bölünenlerin akıbetini kendilerine zamanı geldiğinde bildireceğini söylüyor. Ve son olarak en etkileyici olan ayetlerden biride 30-Rum-31/32’de Allah, “Sakın şirke (ortak koşanlar) sapanlar gibi olmayın!” deyip şirke sapanların kim olduğunu bir sonraki cümlede onların “Dini parçalayıp fıkralara bölünmüş kişiler olduğunu ve bu bölünmeyle ellerindekilerle (ki onlar büyük ihtimalle kendi elleriyle yazıp bu Allah katındadır dedikleri kaynaklarıdır) sevinen kişiler olduğunu” görüyoruz. Allah neden bu kişileri tanımlamadan önce “Sakın şirke sapanlar gibi olmayın!” uyarısı veriyor? Çünkü Allah’ın affetmediği suçun/günahın adıdır şirk!

4-Nisa-48: Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, onun dışında kalanı dilediği kişi için affeder. Allah’a şirk koşan, gerçekten büyük bir günah işlemiştir.

Demek ki mezhepçilik olayında ciddi bir “şirk” var! Ki öyle zaten. Her mezhebin kendine göre uydurduğu helaller haramlar var. Biri diğerine seninki yanlış diyor diğeri ötekine hayır seninki İslam’dan değildir diyor. Aklı başında biride çıkıp “hanginiz doğruyu söylüyor!” diyeceğine aileden görme din paketini alıp sorgulamadan ona tabi oluyor. Böylelikle din konusundaki cehalet, dini duyguların sömürülmesini kolaylaştırırken sonrasında ise çeşitli türlerde şirk (ortak koşma) koşma şekilleri gelişiyor! Oysa İslam’da cahilliğin mazereti O-L-A-M-A-Z!

29-Ankebut-38: …Sapkın işlerini onlara süslü göstererek onları yoldan saptırdı. HALBUKİ GÖRÜP ANLAYACAK YETENEĞE SAHİPTİLER.

Mezhep, TDK’nin tanımına göre: “Bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen isimdir.” İyide kardeşim bu dinin adı İslam ise ve bu dinin tüm bildirileri Kuran’da verilmişse ki verilmiş ve Muhammed peygamberde sadece bir tane İslam’ı oda Kuran’daki İslam’ı tebliğ etmişse ki öyle yapmış ne görüş ayrılığı çıkacak ki? Allah görüş ayrılıkları oluşacak bir din mi gönderdi insanlara yoksa insanlar mı gönderilene uymadılar?

İslamiyet 610 yılında gelmiştir hâlbuki dört hak mezhepten biri olan Sunni Mezhebi 873 yılında yani 263 yıl sonra kuruluyor! Mezheplerin kurulma amacı “böl-parçala-yönet” taktiğinin dini versiyonundan başka bir şey değildir! Birde buna Kuran’a aykırı söz söyleyemeyeceği açıkça belirtilmiş olan Muhammed peygamberin ağzından şöyle hadis uyduruyorlar: “Ümmetimin ihtilafı (ayrılığa düşmesi) rahmettir.” Allah ise ayetlerde uyarıyor! Ümmetin ihtilafa düşmesini “ateş çukuru” olarak tanımlıyor! Sizce Muhammed peygamber hangisini demiştir? Kuran’ın getirdiği bu güzel ilkeler ile kurulmuş toplum ancak bu şekilde, Muhammed peygambere hadis/rivayet uydurularak bozulabilirdi nitekim öyle de oldu. Kuran’dan anladığım kadarıyla mezhepçiliğin tohumları “açık seçik bilgiler” gelmesine rağmen insanların kendi aralarındaki “kıskançlığından” ötürü çıkmaya başlayıp 200-300 yıl sonra günümüz haline gelmiştir. Bakınız:

2-Bakara-213: İnsanlar bir tek topluluktu. Allah peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdi ve anlaşmazlığa düştükleri konularda halkın arasında hükmetmeleri için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Oysa kitap verilenler kendilerine açık kanıtlar geldikten sonra aralarındaki kıskançlıktan ötürü onun hakkında anlaşmazlığa düştüler. Fakat Allah, izniyle gerçeği onaylayanları onların anlaşmazlığa düştüğü gerçeğe ulaştırdı. Allah dilediğini/dileyeni doğru yola iletir.

3-Ali İmran-19: Allah katında din İslam’dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine bilgi geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için ALLAH hesabı çabuk görür.

Bu iki ayeti özellikle yukarıda verdiğim 3-Ali İmran-105.Ayet ile birlikte okuyunuz. Bu şekilde Kuran’ın nasılda birbirini tamamlayan ve kendi kendini tefsir (açıklayan) eden bir kitap olduğunu da rahatlıkla göreceksiniz.

25-Furkan-33: Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz sana gerçeği ve en güzel tefsiri getirmiş olmayalım.

Gördüğünüz gibi İslam’ın tek kaynağı olan Kuran, “Mezhepçiliği” yasaklamıştır. Onun yerine Allah’ın ipine yani Kuran’a sımsıkı sarılmamızı istemiştir çünkü biz x bir mezhebe veya x bir kaynağa göre değil “yalnızca” Kuran’a göre hesaba çekileceğiz. (43/44) Bizim Allah’tan ve onun kitabından başka dostumuz da yolumuzda yoktur! (42/31) O halde bu kitabı okuyup öğüt alalım! (54/17-22) Muhammed peygamber gibi “sadece vahyolunana” tabi olalım! (10/15) Çoğunluğu doğrunun ölçütü olarak görmeyelim! (6/116) Aklımızı kullanalım ki Allah’ın aklını kullanmayanları pisliğe mahkum ettiklerinden olmayalım! (10/100, 8/21-22) Mezhepçilik kavgalarını engellemek için Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım! (3/103)

Düşünmemekten daha kötüsü varsa buda bunu meşrulaştırmaktır ki İslam âleminin en büyük sorunu da budur! Mezheplerin savunduğu “kör teslimiyeti” İslam zannediyoruz. Hâlbuki Allah akletmemizi emrediyor! (10/100, 8/21-22) Kadercilik deyip mücadele etmiyor, dinimizi susma aracı olarak kullanıyoruz hâlbuki her insan kendi kaderini kendi belirler. (17/13, 53/39) Müslümanın bilincin zirvesinde Allah’a teslim olması gerekirken ve öğütlenirken biz bilinçsizliğin zirvesinde Allah dışında her şeye teslim oluyoruz! (29/38) Bu cehaleti yenmenin yolu okumaktan geçiyor. Umarım okursunuz.

Son olarak mezheplerin İslam’a verdiği zararları anlattığım “Allah’ın Haramları Dışındaki Haramları Kabul Etmiyorum” ve “İslam’da Savaş Hukuku, Cihad ve IŞID (1.Bölüm)” adlı yazılarımı da okuyabilirsiniz. Ayrıca aşağıda vereceğim bu videoları da mutlaka izleyiniz! Mezhep konusunun İslam ile alakasının olamayacağı ancak bu kadar mükemmel ve alanında uzman kişilerce anlatılabilirdi.

7-Araf-3: Rabbinizden size indirileni izleyin, O’ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

43-Zuhruf-44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.

Reklamlar