Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla,

Bu yazımda “İslam’da Kandil Günleri Var Mı?“, “Kandil Gecelerinin Kerameti Var Mı?“, “Muhammed Peygamber Kandil Kutlamış Mıdır?“, “Kandiller Nereden Geldi?” gibi soruları inşallah işleyeceğim. Yinede her şeyin en doğrusunu Allah (C.C.) bilir. Yorum olarak beni eleştirenden, görüşlerini bildirenden, hatalarımı düzeltenden Allah şimdiden razı olsun. 🙂

Yazıma başlamadan önce Kuran’ın nasıl bir kitap olduğunu henüz anadilinde okuma fırsatı bulamamış veya bulmuşta vereceğim ayetleri gözünden kaçırmış arkadaşlar için bizzat Allah’ın ayetleriyle göstermek isterim ki yazıyı bu dikkatle okuma, tefekkür etme ve sorgulama imkânınız inşallah olsun. Allah, Kuran’ı: eksiksiz (6/38-115), yeterli (29/51), apaçık (36/69), korunmuş (15/9), kolaylaştırılmış (54/17), ayrıntılı (6/114), her şeyi açıklayıcı (19/89), en doğru yola iletici (17/9), rehber ve şifa (41/44) ve de TEK SORUMLU OLACAĞIMIZ KİTAP (43/44) olarak tanımlamıştır. Ayrıca biz Kuran’dan biliyoruz ki Muhammed peygamberde Kuran’da olmayan bir şeyi “Bu İslam’dır” , “Bu Dindir” diye bize söyleyemez! (Bakınız: 69/44-45-46-47-48, 6/50, 10/15) Çünkü elçilerin tek görevi insanlara Allah’ın ayetlerini ulaştırmaktır. (Bakınız: 22/49, 88/21, 6/48-50, 7/188, 18/56, 16/64, 5/49-67) Dolayısıyla Allah kitabının “eksiksiz” olduğunu ve “yalnızca bu kitaptan sorumlu” olacağımızı söylediğine göre bakalım “Kandiller” hakkında acaba ne diyor?

İslam’ın eksiksiz ve sorumlu olacağımız tek kaynağı olan Kuran’da “Kandil Günleri” yoktur. Kadir Gecesi vardır ancak oda amacından saptırılmış olarak kutlanmaktadır. İşin ilginci Diyanet İşleri bile İslam’da “Kandil Günleri” nin olmadığını kaynaklarında belirtmiştir.

“Müslümanlarca kandil geceleri diye bilinen geceler; Rabiulevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid, Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaib, yine Recep ayının yirmi yedinci gecesi olan Miraç, şaban ayının on beşinci gecesi olan Beraat ve Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi olan Kadir Gecesidir. Osmanlılar döneminde II.Selim zamanından başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için “Kandil” olarak anılmaya başlamıştır. Yukarıda adı geçen gecelerin hiçbirisini Peygamberimiz KUTLAMAMIŞTIR. Bunlar Peygamberimizden çok zaman sonra kutlanmaya başlanmıştır.” Kaynak: Nebi Bozkurt, “Kandil”, Diyanet İslam Ansiklopedisi (DİA), İstanbul, 2001, c: 24, s: 300.

Kandil Günleri” nin ülkemizde piyasaya çıkışı Osmanlılar dönemindeki anlatılan bu mevzuya dayanmaktadır. Aslında bunun mazisi dahada eskidir. Mübarek kabul edilen bu geceler, peygamberimizden çok sonra (en erken 350 yıl sonra!) Mısır ve Kudüs’te kutlanmaya başlanmış daha sonra İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır. Bu gecelerin hiçbirinin “Kuran-i” dayanağı mevcut değildir. Ancak buna rağmen insanlar, “E ne var canım bunda? Ne güzel Allah’a ibadet ediyoruz.“, “Bu günler Müslümanları nede güzel bir araya getiren günlerdir.” tarzı söylemlerde bulunmaktalar. Bu söylemler elbette bizde karşı değiliz ancak bu söylemler her ne kadar masum gözükse de mesele maalesef öyle basit değil. İnsanlar Allah’ın doğru yolundan işte bu şekilde “tevhid postunda” gösterilen şirkler ile kandırılmaktadır. Fakat Allah şirki affetmez!

7-Araf-16/17: …Onları saptırmak için SENİN DOĞRU YOLUNUN ÜSTÜNE OTURACAĞIM. Sonra önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından kendilerine sokulacağım. Böylece çoklarını şükreder bulmayacaksın.

4-Nisa-48: Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, onun dışında kalanı dilediği kişi için affeder. Allah’a şirk koşan, gerçekten büyük bir günah işlemiştir.

Miraç Kandili ile başlayalım. Hadis kaynaklarına göre, “Muhammed peygambere Miraç’ta önce 50 vakit olarak bildirilen namaz, Peygamber Musa’nın bunun insanlara ağır geleceği şeklindeki ikazları üzerine Muhammed’in birkaç kere geri dönüp Allah’tan namazı hafifletmesini dilemesinin ardından beş vakte indirilmiştir.” (Miraç-Vikipedi) Böyle bir saçmalık, böylesine korkunç bir iftira olamaz! Bu resmen şirktir! Yahu Allah kullarının kaç rekat namaz kılacağını bilmiyor mu! Birde bu hadiseyi Muhammed peygamberin ne kadar “merhametli” olduğunun göstergesi diye utanmadan anlatıyorlar sanki Allah’tan haşa daha “merhametli” biri varmış gibi! Ayrıca Muhammed peygambere miraçta namazın bildirilmesi diye bir şeyde yok çünkü Kuran’a göre namaz İbrahim peygamberdendir var.

22-Hac-26: İbrahim’i Ev’in mekanına yerleştirmiştik: “Bana hiçbir şeyi ortak etme. Evimi de ziyaretçiler, orada yerleşenler, RÜKU ve SECDE edenler için temizle.”

2-Bakara-125: …İbrahim ve İsmail’e şu sözü ulaştırmıştık: “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, RÜKU ve SECDE edenler için evimi temizleyin.”

Buda yetmiyormuş gibi bu olay adına birde yapay “kültür” oluşturulmuş! Bakınız: “İnanca göre Muhammed peygamber Miraç’ta kendisine sunulan şarap, bal ve süt dolu üç bardaktan süt bardağını tercih ederek sütü içmiştir. Bu sebeple Anadolu’da çoğu yerde bu gecede süt içme ve dağıtma geleneği olduğu ifade edilmektedir. Bazı yerlerde tatlı da yapılır ve dağıtılır. Konya’da bu geceye “süt gecesi” de denilmektedir.” (Miraç-Vikipedi) Ne denir ki bu iftira dolu hadiseye? Yazıklar olsun…

Birde bazı kesimler bu Miraç olayını Kuran’daki İsra Suresine dayandırmaktadır. Olayın İsra suresiyle alakasının olmadığını öğrenmek ve bu konuda cidden araştırmak isteyenler lütfen Kalem Zade’nin-İsra adlı yazısını okusunlar ve bu konunun uzmanı olanı Prof. Dr. İsrafil Balcı’nın vereceğim programını ve Ercümend Özkanı lütfen izlesinler. Hatta Kitabını alıp okusunlar. Ayrıca şunu da hemen belirteyim, Kuran’a göre “miraç” olayını asıl isteyenler müşriklerdir! Maalesef Müslümanlar “bilmeden” işte böyle günleri kutlamaktadır.

17-İsra-90/91/92/93: Dediler ki: “Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah’ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da GÖĞE ÇIKMADIKÇA sana asla inanmayacağız.

Diğer bir değinilmesi gereken gün “Kadir Gecesidir.” Kadir gecesi Kadir Suresinde anlatılır ve anlatılana göre Kuran’ın inmeye başladığı ve bin aydan daha hayırlı bir zaman dilimidir.

Kadr Suresi: Biz onu Kadir Gecesinde indirmeye başladık. Sen Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin? Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner! Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!

Bizler bu sure ile Kadir gecesini Kadir gecesi yapan değeri anlamak yerine uydurulmuş hadisler/rivayetler ile bu geceye atfedilmiş bir sürü mucizenin peşine gidiyor ve böylelikle asıl manadan da uzaklaşıyoruz. Örneğin: Bu gecede tüm günahlar silinir, tüm tövbeler kabul olunur, bilmem ne suresini okursan şu kadar sevap kazanırsın vs. denir oysaki bunların alayı yalan olduğu gibi Kuran’da zıttı ayetler vardır. Bakınız Kuran’a göre duamızın kabul olması için özel bir geceye gerek yoktur. (Bakınız: 2-Bakra-186) Tövbe etmek içinde özel bir güne ihtiyaç yoktur. (Bakınız: 4-Nisa-17/18) Bu gecelerde tüm günahların silinmesi diye bir şeyde yoktur. (Bakınız: 21-Enbiya-47)

Hepinizin de bildiği üzere uydurulmuş hadise/rivayete göre güya Muhammed peygamber bu gecenin ne zaman olduğunu bilmediği için bu gecenin Ramazanın son on gününde ve tek haneli günlerde aranması gerektiğini demiş. Yahu Muhammed peygamberin Kuran’ın kendisine indiği tarihi bilmeme ihtimali olabilir mi? Mantıklı mı bu sizce? Yine bu rivayete/hadise göre “Kadir gecesiRamazan ayının tek haneli son on gününden birindeymiş ya” E iyide Batıdaki ile Doğudakinin günleri dolayısıyla saatleri aynı değil ki onu ne yapacağız? Diyelim ki bu tarih 29 Haziran olsun. İyide bu tarih Doğu için 29 Haziranken Batı için 28 Haziran oluyor? Oldu mu şimdi bu? Demek ki bu surede olayı değerli yapan, Kadir gecesini Kadir gecesi yapan neyse ona bakmalıyız.

Kadir gecesini Kadir gecesi yapan şey, vahyin Muhammed peygambere, onun idrakine inmeye başladığı ve onun aydınlanmaya başladığı bir gece olmasıdır. Vahi ile tanışmayan aklın gecesidir Kadir gecesi. Dolayısıyla Allah’ta vahi ile buluşmuş bir ömrün vahiyle buluşmamış bin ömürden daha iyi olacağını vurgulamak için ayette bu geceyi “bin aydan daha hayırlı” olarak ifade ediyor. Dolayısıyla Kadir gecesi kişiye göre değişen bir kavramdır. Örneğin benim Kadir gecem 2013 yılının Mayıs ayındaydı ya seninki ne zaman? Bu konuyu daha derinlemesine araştırmak isteyenler Mehmet Okuyan’ın YouTube’da şu videosuna tıklasın sonra devam etmek isterse sırayla diğer videolarını da izlesin: Mehmet Okuyan

Yazıyı diğer geceleri de tek tek mercek altına alarak uzatmak istemiyorum ancak  dileyenler onlarında yanlışlıkları üzerine önerdiğim Süleymaniye Vakfı’nın kısa yazısını okuyabilirler. Son olarak şunu söylemek isterim ki Allah’ın “delil” indirmediği konular hakkında bir şeyler söylemek bize haram kılınmıştır! (Bakınız: 7/33) Eğer bunları söylemeye/uygulamaya devam ederseniz de hesap günü “uydurduklarınızdan” sorguya çekileceksiniz! (Bakınız: 29/12-13) Dilerim Kadir gecesi senenin bir anına değil senenin her anına dönüştürülür. Yorum olarak beni eleştirenden, görüşlerini bildirenden, hatalarımı düzeltenden Allah razı olsun. 🙂

7-Araf-3: Rabbinizden size indirileni izleyin, O’ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

43-Zuhruf-44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.

Reklamlar