Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla,

Görselde kullandığım resim, Diyarbakır’ın HDP Yenişehir Belediyesi tarafından “Kadına yönelik şiddet insanlık suçudur!” düşüncesini desteklemek için ve “25 Kasım Dünya Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele” haftasına atfen asılmıştır. Lakin bu afişin asılmasından kısa bir süre sonra gerek siyasiler gerek Kuran’daki İslam’ı bilmeyen insanlar ve hatta din hocaları maalesef ki “Peygamberimize hakaret ediliyor!” diyerek yazdılar, çizdiler ve söylendiler. Bunun çıkış noktası da görselin daha önce Hollandalı bir Karikatürist tarafından bilinçli olarak “Muhammed peygamber” için kullandığı söylendi. Bunun üzerine Belediye, “Görseli internette bulduklarını ama böyle bir amaç için kullanıldığını bilmediklerini söyleyerek görseli derhal kaldırdı ve özür diledi.” (Kaynak: Sabah Gazetesi)

Öncelikle şunu belirtmem gereklidir ki herhangi bir siyasi görüşe mensup değilim. Bu konuda yazmak istedim çünkü “İslam” adı altında “Muhammed” peygambere asıl iftirayı atanların kim olduklarını size göstermek ve “Kuran” sınırları dışına çıkarılmış peygamberi “Kuran” sınırları içerisinde size göstermek istedim. Yorum olarak beni eleştirenden, görüşlerini bildirenden ve varsa hatalarımı düzeltenden Allah razı olsun.

İnsanları bu denli kışkırtan şey bunun HDP’nin yapması veya Hollandalı yazarın çizmesi vs. değildir çünkü bu zaten her gün yapılan bir şeydir. İnsanları asıl kışkırtan küçüklükten beridir onlara yanlış Muhammed peygamberin anlatılması neticesinde buna kızmış olmalarıdır. Bize yıllarca “Kuran” dışındaki Muhammed peygamber anlatıldı. Onda da malumunuz üzere “9 yaşında evlendiği” hikayesi (hadisi) anlatıldı!

Problemlerimizi çözmek yerine ve bu yanlıştır demek yerine alıştırıldık ve alıştıkça da problemler görünmez hale geldiler! Sonrada biri size çıkıp bunun yanlış olduğunu hem de “Kuran” ayetleriyle yanlış olduğunu gösterdiğinde sorun çıkmaya başlıyor, “sen şusun da busun da” denmeye başlıyor. Üzgünüm ama “Geleneksel İslam” anlayışının problemleri görünür hale getirilmedikçe sorunlar asla bitmeyecektir! Bakınız bu soruna örnek vereyim:

Anlatılan, çok büyük bir iftiradır! Bunu size Kuran ile ispatlayacağım. Kuran’da “evlilik yaşı” verilmemiştir lakin “evlilik ölçütü” tanımlanmıştır. Eğer bu ölçütü başarıyla sağlayabiliyorsanız o zaman evlenmenizde bir sakınca yoktur. Bakınız:

4-Nisa-4: Kadınlara MEHİRLERİNİ tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu gönül huzuruyla yiyebilirsiniz.

4-Nisa-5: Allah’ın sizi gözetici kıldığı mallarınızı AKLI ERMEZLERE vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun.

4-Nisa-6: EVLENME ÇAĞINA eriştiklerinde yetimleri SINAYIN. O zaman onlarda içinize sinecek bir OLGUNLUK ve ERGİNLİK görürseniz, mallarını onlara geri verin. Onlar büyüyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin. Zengin olan iffetli davransın. Fakir ise uygun bir miktarda harcasın. Mallarını kendilerine TANIKLAR huzurunda geri verin. Hesap görücü olarak Allah yeter.

Gördüğünüz gibi Kuran “evlenme çağına” gelmiş kız ve erkeğin mal varlığını kullanabilecek mi diye “sınanması” gerektiğini söyler. Bu sınanma sonucunda eğer onlarda “olgunluk ve erginlik” görülürse kendilerine mallarının verilmesi gerektiği söylenir. Mal veya para evlenmek için bilhassa gereklidir ve bunu aklı kemale ermiş, yönetebilecek kişilere verilmesi şarttır. İslam’ın tek kaynağı olan Kuran’a göre evliliğin ölçütü bu kadardır. Bu ayetlere muhalif olan her düşüncenin reddedilmesi gerekliyken peygambere iftira edilmiş bu hadis utanılmadan savunuluyor! Çünkü bilmeden bir şeyleri ölümüne savunmak bunu gerektirir! Halbuki “iman” etmek kelimesinde ki “iman” sözcüğü, “güvenmek” anlamına gelir. Okumadan öğrenmeden bir şeylere iman (güvenirseniz) ederseniz bu iman etmek yani güvenmek olmaz! Lütfen imanınız (güveniniz) bilgiye dayansın aksi taktirde böyle şeyler ve daha ağırları olmaya devam edecektir.

49-Ahkaf-9: De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.

BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM” diyen peygamber nasıl olur da 9 yaşında bir kızla (bazı hadislere göre 6-10-13-15-17) evlenebilir! 9 yaşındaki bir kız, evlenecek çağda bir olgunluk ve rüşte asla sahip olamaz! Kendisine para verseniz onunla gider çikolata alır! Lütfen artık açın da Türkçe Kuran okuyun biraz! Siz okumadıkça kadınlarımız daha küçük yaşta erkeğin malı gibi muamele görüyor. Sosyal, siyasal, ekonomik ve birçok hakkından mahrum bırakılıyor! Bugün Türkiye’de kadın şiddetleri devam ediyorsa, küçük kızlar evlendiriliyorsa, kadın tecavüzleri bu kadar artıyorsa, kadınların kılık kıyafetine bu kadar karışılıyorsa, “tayt giydiği için tahrik oldum” diyen birine “hukuk sistemi” indirim uyguluyorsa, kadının şort giymesine-kahkaha atılmasına-doğuracağı çocuğa bu kadar karışılıyorsa, küçük hızlar hala okula gidemiyorsa, bunların en önemli sebebi, Kuran dışındaki kaynaklar ve zihniyetlerle inşa edilmiş o korkunç dinin eseridir! Şu Kuran’ı Türkçe okuyun ve anlamaya çalışın lütfen. Siz anlayıp ses çıkarmadıkça yeni bir küçük kız, “din-gelenek/görenek-kültür” adı altında cahilce bir karar yüzünden evlendiriliyor! O kız siz de olabilirdiniz! Cehaleti yenmenin en önemli yolu okumaktır. Lütfen ön yargılarınızı yıkın ve Türkçe Kuran okuyun.

Ne acıdır ki insanlarımız hatta o din alimi denilen kişiler, İslam’ın tek kaynağı olan Kuran’dan bihaberdir. Zaten İslam alemi denilen ama İslam ile zerre alakası olmayan bu kitlenin “temel sorunu” budur. Lütfen doğrunun ölçütünü çoğunluğa bakarak kabul etmeyiniz! (Bakınız: 6-Enam-116) Doğrunun ölçütünü “din alim” lerine bakarak kabul etmeyiniz! (Bakınız: 9-Tevbe-34) Doğrunun ölçütünü Muhammed peygamberin ölümünden 200-300 yıl sonra yazılmış hadislere bakarak kabul etmeyin ya da edecekseniz de Kuran süzgecinden geçirin! (Bakınız: Hadisler İslam’ın Kaynağı mıdır?) Doğruyu kabul edecekseniz aklınızı kullanın! (Bakınız: 10-Yunus-100) Doğruyu kabul edecekseniz sorgulayın! (Bakınız: 8-Enfal-21/22) Doğruyu kabul edecekseniz karşılaştırın! (Bakınız: 39-Zümer-18) Doğruyu kabul edecekseniz “tek sorumlu olacağınız Kuran’a” bakarak kabul ediniz! (Bakınız: 43-Zuhruf-44) Doğruyu kabul edecekseniz artık okuyun da kabul edin. Selam ve sevgilerimle…

Reklamlar