MAUN SURESİ: DİNİ YALANLAYANI GÖRDÜN MÜ? İşte odur yetimi itip kakan. O yoksulu doyurmayı da özendirmez. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarından tümüyle habersizdirler. Onlar ki gösteriş yaparlar ve yardımı da engellerler. 

Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın adıyla,

Bu yazımda ülkemizde çok yanlış zannedilen bir gerçeğe dikkat çekmek istiyorum. Ülkemizde genellikle (%90) bir insanın namaz kıldığını veya dinden bahsettiğini gören insanlarımız o insana çok ılımlı yaklaşıp onun “Allah yolunda” biri olduğunu düşünmektedir. (Zaten milletimiz hep bu tarz insanlar tarafından kandırılmadı mı?) Oysaki Allah’ın dinini yalanlayan insan gayet tabi “namaz kılan“, “din anlatan” biri de olabilir. Bu kişi ailenizden olabileceği gibi bir “imam” hatta TV programına çıkarılmış bir “ilahiyat profesörü” ya da kıyıda köşede güçlenmeyi bekleyen bir cemaat önderi bile olabilir.

Maalesef ülkemiz ve “İslam Alemi” diye bilinen ülkelerin çoğunda “namaz kılan”, “oruç tutan” vs. eylemlerde bulunan kişilere yaklaşım bu tarzda olmaktadır. Çünkü bu insanların çoğu namaza durmanın temel kuralı (farzı) olan, “Namazda ne dediğini bilme” kuralını yerine getirmeden namaza durduğu için “Allah ile kandıranları” da ayırt edememektedir. Ayırt edemeyince de bu “ilahiyatçı” gibiler uydurdukları yalanların peşi arkasına “Kuran’da yazıyor” demesi ile milletin inanması yeterli olmaktadır. İslam Alemi, dinini birtakım kişilerin tekeline bıraktığında işte bu şekilde aldatılmaya müsait hale gelir. “Namaz kılmayan hayvandan aşağıdır” ibaresi Kuran’da yok ama hayvandan aşağı olanların kim olduğu ile ilgili ayet vardır.

7-Araf-179: Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağıdırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.

Ayetin tanımladığı özellikte ki kişiler size tanıdık geldi mi? 🙂

4-Nisa-43: Ey iman edenler! Sarhoşken, ne dediğinizi bilinceye kadar, yolcu olanlar hariç cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Hasta veya yolcu iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlarla cinsel ilişkiye girmiş olup da su bulamamışsanız, temiz ve kuru bir toprağa niyetlenin. Allah affeder, bağışlar.

Sarhoşluk, insanın “ne dediğini bilmeme” halidir ve bu sadece alkol alındığında olmuyor. Günümüzde Arapça “ne dediğini bilmeden” namaz kılanlar da elbette sarhoştur ve bu kategoridedir. Dolayısıyla insanların çoğu Allah’ın emirlerinden habersizce dışarıdaki “Geleneksel İslam” anlayışından yani Kuran dışındaki kaynaklardan, cemaatlerden, hacı hocalardan, mezhep öğretilerinden, TV programlarındaki İslam ile alakası olmayan kişilerin anlattıklarından ve yine okulda İslam ile alakası olmayan din eğitimi veren din kültürü hocalarından beslenerek Allah’ın affetmediği suç olan “ŞİRK” in içerisine çeşitli eylemleri ile maalesef girmektedirler.

4-Nisa-48: Şu bir gerçek ki, Allah kendisine şirk koşulmasını affetmez, onun dışında kalanı dilediği kişi için affeder. Allah’a şirk koşan gerçekten büyük bir günah işlemiştir.

39-Zümer-65: Sana ve senden öncekilere şöyle vahyedildi: “Andolsun eğer Allah’a ortak koşarsan amelin boşa çıkar ve kaybedenlerden olursun!

Durum böyle olunca insan “namaz” kılmasına rağmen ayetin dediği gibi gaflet içerisinde olabiliyor. Namaz kılıp karısını dövüyor, kumar oynuyor, ihtiyaç sahiplerine yardım etmiyor, malı faizle yığıp biriktiriyor ve çeşitli şirklerin içerisinde olabiliyorlar. Çünkü ne dediğini bilmiyor! Namazından habersiz! Yaratıcısını tanımıyor bile!

Bakın İngiltere merkezli bir kuruluşun araştırmasına göre dünyadaki fakirlik ve açlıkla ilgili rapor şunu diyor, “2015 yılının dünyaca en zengin 84 kişisinin mal varlığı dünyanın yarısı kadar insanın (3.5 Milyar İnsan) mal varlığına eşit. Dünyada her 2.5 saniyede bir çocuk açlıktan ölmekte. %5’lik en zengin ile %5’lik en fakir kesimi karşılaştırdığımızda biri diğerinin 165 katı olmaktadır.” O halde tekrar MAUN suresine dönelim, ne diyor:

MAUN SURESİ: DİNİ YALANLAYANI GÖRDÜN MÜ? İşte odur yetimi itip kakan. O yoksulu doyurmayı da özendirmez. Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarından tümüyle habersizdirler. Onlar ki gösteriş yaparlar ve yardımı da engellerler. 

36-Ya Sin-47: Onlara, “Allah’ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın” dendiğinde, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: “Allah’ın dilediği taktirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz hepsi bu.”

Gördüğünüz gibi Allah’ın dinini yalanlayanlar gayet tabi “namaz” kılanlar da olabiliyormuş. Nitekim özellikle ülkemizde kılınan namazların bence %90’ı Maun Namazıdır. Çünkü insanlar ne dediklerini bilmeden öylesine namaz kılmakta, yetime ve yoksula sahip çıkmamakta, onu doyurmayı teşvik edecek çapta faaliyetlerde bulunmamakta, namazı çevresindekilere gösteriş için kılmaktadır.

İnsanlar Rabbini, Rabbinin kendisinden istediğini bilmiyor! Ortada İslam’ın akideleriyle bağdaşmayan çok çürük, yobaz bir İslam anlayışı var. Neymiş şu kadar salavat çekersen şu kadar günahın siliniyormuş! Kuran’ın hiçbir yerinde böyle “sevap pointe” dayalı ucuzluklar yoktur. İslam’da üretmek ve çalışmak vardır. Allah’ın rızasını kazanmanın en önemli yolu ise Kuran’da çokça zikredilen “ihtiyaç sahiplerine yardım” etmektedir. Öyle oturduğun yerden adana kebap söyler gibi sevap kazanmak İslam’da yok! Umarım namazlarınız Maun Namazı olamaz, selamlar.

Temel Aksoy: “Dünyada kötülük, çoğu zaman bilmemekten kaynaklanır. Tek başına iyi niyet, iyiyi istemek bir eylemin iyi sonuç vermesi için yeterli değildir. Sadece iyiyi istemekten yola çıkan bir eylem, eğer bilgiyle aydınlatılmamışsa kötüyü istemek kadar zarar verebilir.”

7-Araf-3: Rabbinizden size indirileni izleyin, O’ndan başkalarını dost edinerek izlemeyin. Ne kadar az öğüt alıyorsunuz!

43-Zuhruf-44: Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ONDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ.

Reklamlar